Engellilerle İlgili Bazı Ayetler

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!” Bakara, 2/155:

“…Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.” Hacc, 22/46:

“Allah ve Resûlü için (insanlara) öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve (savaşta) harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.” Tevbe 9/91:

“Köre güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.)” Nur, 24/61

“Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değildirler.) Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.” Fetih, 48/17:

“Köre güçlük yoktur. Nûr, 24/61; Fetih, 48/17.

“…Körü ve alacayı iyileştiririm…” (Âl-i İmrân, 3/49).

“…Yine benim iznimle sen doğuştan körü ve alacayı iyileştiriyordun…” (Mâide, 5/110).

“Firavun, ‘bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir’ dedi” (Şuarâ, 26/27; Zâriyât, 51/39).

“Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler, (Hûd’a) ‘şüphesiz biz seni zihinsel özürlü /akılsız olarak (sefâhet) görüyoruz. Biz senin yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz” dediler. Hûd da onlar, ‘ey kavmim! Bende akıl noksanlığı yok, fakat ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim’ dedi” (A’râf,7/ 66-67).

“…Hastaya da güçlük yoktur…” (Nûr, 24/61. Fetih, 48/17).

“(Ey Peygamberim!) Eyyub’u da hatırla. Hani o Rabbine, ‘Şüphesiz ki ben derde (durr) uğradım, sen merhametlilerin en merhametlisisin’ diye yalvarmıştı. Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik…” (Enbiyâ, 21/83-84).

“(Yakup), 'Vah Yusuf'a vah' dedi. Üzüntüden iki gözüne ak düştü, acısını içinde saklıyordu" (Yusuf, 12/ 84).

"(Yusuf kardeşlerine) bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun ki gözleri açılsın" (Yusuf, 12/93).

"Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi…" (Yusuf, 12/96).

“Ne yer yüzünde ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musîbet yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın. Doğrusu bu, Allah’a kolaydır”.[Hadîd, 57/22. ] Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. ﴾1-2﴿ (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak, ﴾3﴿ Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek. ﴾4﴿ Kendini muhtaç hissetmeyene gelince; ﴾5﴿ Sen, ona yöneliyorsun. ﴾6﴿ (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne! ﴾7﴿ Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. ﴾8-10﴿ Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür. ﴾11﴿ Dileyen ondan öğüt alır. ﴾12﴿ O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.(13) Abese,1-13